Microsoft, geliştirdiği son arama motoru Bing’in özelliklerini başka bir siteden aşırmakla suçlanıyor.
‘Kayak’ adlı internet sitesi, özellikle ucuz uçak bileti bulma kousunda uzmanlaşmış durumda. Kayak yöneticileri, Microsoft yöneticilerine kendi siteleri ile Bing’in seyahat arama bölümlerinde çarpıcı benzerlikler olduğu yönünde bir mektup yayınladı.
Kayak’ın pazarlama MüdürüRobert Birge taleplerini şöyle açıkladı: “Microsoft yöneticileri ile Bing ve Kayak arasındaki benzerlikler konuşmak için resmi yollardan iritbata geçtik. Bing’in seyahat ürünlerine bakıldığında, bizim piyasalara yaklaşımımızı paylaştıkları görünüyor.”
İki sitenin de seyahat bölümlerinde, kullanıcılar kutucukları ve slaytlarları birleştirerek kendi seyahat ajandalarını oluşturabiliyor.
Mayıs ayında piyasaya çıkışından sonra siteyi inceleyen internet uzmanları da Bing’in Kayak’la olan benzerliğine dikkat çekmişti.
Diğer taraftaysa Bing’in yöneticisi Whitney Burke, kayak yöneticilerinin iddialarını yalanladı. Konuyu Kayak yöneticileri ile görüştüklerini doğrulayan Burke, “Bing Travel, Microsoft ve Farecast.com tarafından geliştirilen ve 2008 yılında son halini alan bağımsız bir platforma sahiptir. Buna karşı olan iddialar asılsızdır” dedi.
Tüm suçlamalara rağmen Bing’in pazar payı artmaya devam ediyor. comScore’un yaptığı değerlendirmeye göre Haziran’ın ilk haftasında, ABD’deki internet aramalarının yüzde 16.7’si Bing üzerinden yapıldı.
İnternette engelleri aşma yöntemleri, genel kullanıcı için zaman zaman karışık olabiliyor. Ancak son dönemde popülerleşen paylaşım sitesi Twitter, bu konuda farklı kanallar açıyor. Twitter’ın sahip olduğu bir özellik hem kullanım kolaylığı sağlıyor, hem de engellenmesini zorlaştıryor.
Facebook gibi pek çok sosyal paylaşım sitesinden farklı olarak,Twitter kullanıcıları servisi kullanmak için Twitter.com’a girmek zorunda değil. Bu ekonomik bakımdan hiç de akıllıca değil. Çünkü, site potansiyel reklam verecek şirketlere, tüm Twitter kullanıcılarının reklamı göreceği garantisini veremiyor.
Ancak Twitter’ın tamamen açık yapısı nedeniyle, tüm kullanıcılar cep telefonları, Blackberry’ler ve elbette web üzerinden siteye mesaj gönderip, mesaj alabiliyorlar. Sitenin bu açık yapısı da hükümetlerin, siteyi kontrol edebilmelerinde önemli bir güçlük çıkarıyor. Harvard Üniversitesi hukuk profesörlerinden Jonathan Zittrain, Twitter’ın temelde diğer proxy servislerinden bir farkı olmadığını vurguluyor:
“Twitter, benzerlerine göre çok daha fazla direnç gösterebiliyor çünkü kullanıcıları ile araya girmesi gerekmiyor. Bu da proxy sistemelerinin en çok istediği şey.”
İran’da hükümetin tüm çabalarına rağmen internetteki ‘yasaklı’ sitelere erişim engellenemiyor. Peki bu engellemeler nasıl aşılıyor?
Ukrayna ve Gürcistan’daki renkli devrimlerde, Facebook, Twitter ya da YouTube gibi sosyal paylaşım siteleri, toplulukların siyasal talepler için oraganize olmasında önemli işlev görmüştü. Benzer bir durum bugünlerde İran için de geçerli.
İnternetin, toplumsal organizasyonların yanı sıra yerel olayların dünyaya ulaştırılmasında da önemli işlevleri söz konusu. Çin ve İran gibi ülkeler, internet kullanıcılarının belirledikleri sitelere girmelerini engellemek için yoğun çaba harcıyorlar. Ancak yaşananlar tüm engelleme çabalarına rağmen internette bir çatlağın mutlaka bulunacağını gösteriyor.
Son olarak İran’da yaşanan olaylar sırasında bir göstericinin öldürüldüğü görüntüler, hükümetin tüm engelleme çabalarına rağmen dünya medyasına yansıdı. Peki hükümetlerin tüm güçlerine rağmen, internet nasıl galip çıkıyor, çatlakları ülkeler neden engelleyemiyor? Artık İran ve Çin, sanal alemdeki kedi-fare oyununu en iyi oynayan ülkeler olarak biliniyor.
Geçen sekiz yıl boyunca, İran’da internet kullanıcısı sayısı düzenli olarak yılda yaklaşık yüzde 50 oranında büyüdü. Bugün nüfusun yüzde 36’sı internet kullanıyor. Ortadoğu ülkelerinin ortalaması ise yüzde 26…
İRAN KENDİ FİLTRELEME YAZILIMINI GELİŞTİRDİ
Ülkede internetin hızla yaygınlaşmasına paralel olarak, hükümet de internetin filtrelenmesi için yoğun çaba harcıyor. ‘OpenNet Initiative’ adlı kuruluşun hazırladığı rapora göre İran, Çin’le birlikte dünyanın en geniş filtreleme sistemine sahip. Daha önce ABD yapımı SmartFilter adlı yazılımı kullanılıyordu ama bu yıldan itibaren kendi geliştirdikleri bir yazılımı kullanmaya başladılar.
İran’lı yetkililerin internet filtrelemesindeki en önemli kozları, sınırlı sayıda servis sağlayıcısına (ISP- Internet Service Provider) izin vermeleri. Ülkede internet hizmeti için lisans verilen opretaör sayısı çok az ve tüm operatörler, BBC’nin İran servisi gibi hükümetçe yasaklanan sitelere erişimi engellemek zorunda. Engellenecek sitelerin listesi de elbette hükümetin inisiyatifine kalmış durumda.
YOL KAPALIYSA TÜNEL AÇILIYOR
Türkiye’de de geçerli olan bu durumda, yasaklı sitelere erişim kolaylıkla sağlanıyor. Engelleme, kullanıcıların servis sağlayıcısı tarafından girmek istedikleri site yerine, bir uyarı yazısının bulunduğu başka bir siteye yönlendirilmeleri şeklinde gerçekleşiyor. İnternet servis sağlayıcılar kullanıcıları istediği yöne yönlendirebiliyor. Örneğin YouTube yasağında, youtube’un web adresi yazıldığında servis sağlayıcısı, kullanıcıyı bağlanmak istediği site yerine, sitenin erişimin yasal olarak engellendiği uyarısının yer aldığı bir adrese yönlendiriyor ve ekranda sadece sitenin erişime kapandığı yazısı beliriyor.
Bunun aşılabilmesi için servis sağlayıcısının sunduğu Alan Adı Sunucusu’nu (DNS-Domain Name Service) değiştirmek yeterli oluyor. Böylelikle aynı servis sağlayıcısı üzerinden farklı sunucular kullanılıyor ve servis sağlayıcısının engellediği yol altından bir tünel açılıyor.
‘ELÇİ’LER ENGELLERİ AŞIYOR
Ancak bazı durumlarda erişilmek istenen sitenin IP numarasına da engel konabiliyor. Bu durumda da ‘proxy servisi’ adı verilen, farklı IP adreslerinden internet ulaşımını mümkün kılan servisler kullanılabiliyor. Proxy servisi, internet üzerindeki yerel bir ağ ya da internete bağlı bir bilgisayar ile dış dünya arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yardımcı geçiş sistem olarak tanımlanabilir. Genel olarak uluslararası internet bağlantılarındaki yoğunluğu azaltmak, erişimleri hızlandırmak ve ağı daha etkin kullanmak için proxy servisleri aynı zamanda her hangi bir servis sağlayıcısı tarafından engellenen sitelere erişim için de kulanılıyor.
Örneğin, eğer bir bilgisayarda ‘proxy servisi’ ayarı yapılmışsa, internette ulaşılmak istenen bir adrese, yurtdışında tanımlı bir başka bilgisayar IP’si üzerinden ulaşılıyor ve o makina tarafından alınan verilen kendi bilgisayarınıza aktarılıyor. Böylelikle internet erişimine sahip başka bir makina, aracı bir site ya da program ile size ait IP numaranız gözükmeden internette gezinmeniz mümkün oluyor. Proxy; kelime anlamı olarak ‘vekil’ ya da ‘elçi’ anlamına geliyor, bir başka değişle internet erişimi engellendiğinde araya bir ‘elçi’ konarak engel aşılmış oluyor.
Buna ek olarak ‘web proxy’ adı verilen ve ‘proxy servis’in yaptığı işi internet üzerinden yapan internet adresleri de bulunuyor. Bu web adresleri, sürekli engellenen siteler listesine ekleniyor ama yerlerine yenileri geliyor.
ULUSLARARASI KONU OLDU
İran’da son yaşananlarda Twitter’ın oynadığı önemli rol ABD yönetiminin ilginç isteğiyle de onaylandı.
ABD yönetimi, protestoların sürdüğü İran’dan bilgi akışının sürekliliğinin sağlanması adına, Twitter’dan planladığı 90 dakikalık bakım kesintisini ertelemesini istedi. Sitenin yönetimi de bu isteğe olumlu karşılık verdi.
Arama motorları arasındaki kıyasıya rekabet Google’ın ezici üstünlüğüyle sürüyor, yayınlanan son rapor, video paylaşım sitesi YouTube’un bile diğer arama motorlarını solladığını gösteriyor.
Geçtiğimiz Ağustos ayının arama motoru sorgu istatistiklerini yayınlayan bağımsız Amerikan firması ComScore, Google’ın Yahoo’dan dört, Microsoft’tan on kat daha fazla trafik çektiğini açıkladı.
Yayınlanan rapora göre, İnternet’in artık hayatın organik bir parçası haline geldiği Amerika’da gerçekleştirilen 11.7 milyar arama sorgusunun %63’ü Google üzerinden gerçekleştirildi. Yahoo %19.6’lık payla ikinci, Microsoft ise %8.3 payla üçüncü sırada yer aldı.
Raporun devamında verilen ilginç bir bilgi ise, bir önceki aya göre %5 trafik kaybı yaşayarak 2.4 milyar kere arama sorgusu yanıtlayan Yahoo’nun, toplamda 2.6 milyar arama sorgusuna cevap veren video paylaşım sitesi YouTube’un da gerisinde kalmış oluşu.
Yahoo’nun internette arama pazarındaki kaybı, küresel ekonomik kriz ile birleşince bir süredir bilişim dünyasının Yahoo’dan beklediği işten çıkarma kararını da beraberinde getirdi. Firmanın bugün yaptığı açıklama, çalışanlarının bir kısmının geçici olarak işten çıkarılacağını ortaya koyuyor. Henüz kaç çalışanın işine -geçici olarak- son verileceği belirtilmedi ancak, piyasa analistleri bu sayının 1000’den az olmayacağını belirtiyor.
Firmanın toplamda 14.300 çalışanı bulunuyor. Microsoft tarafından hisse başına 33 dolar değer biçilerek yapılan 47.5 milyar dolarlık satın alma teklifini reddeden Yahoo’nun hisse senetleri geçtiğimiz hafta sonu 12.90 dolar fiyattan işlem görmeye başlamıştı.